İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Sibel Yeşilmen yazdı…Dışişleri hokus pokus yaptı… “Dün vardı bugün yok, niye çünkü sildiler”… Bir varmış, bir yokmuş, sonra yine varmış

Son güncelleme tarihi 24 Aralık 2020

Sibel Yeşilmen

Hiçbir açıklama yok.

Neden oldu, niye gerek duyuldu? Yok? Önce vardı, sonra yok oldu, ardından tekrar geldi. Kısacası, Dışişleri hokus pokus yaptı :

Yaptık, oldu…

Neden bahsediyorum?

Dün Diplomasimuhabirhaber Twitter sayfamda da yazdım, oradan takip edenler biliyor. Dışişleri Bakanlığı’nın Türkçe ve İngilizce yaptığı iki AB açıklaması arasındaki farktan bahsediyorum.10-11 Aralık AB Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi Sonuçları Hakkında başlıklı Dışişleri açıklamasından sözediyorum.

İlk açıklama, elbette Türkçe olan. Biz Türk gazetecilerin doğal olarak görür görmez haber yaptığı ve benim hatta üstüne bir de Youtube videosu çektiğim o açıklama: Son paragrafa lütfen dikkat ediniz. “Her zaman söylediğimiz gibi AB dürüst arabulucu rolünü üstlenmeli; ilkeli, stratejik ve aklıselimle davranmalıdır.” cümlesi ile bitiyor.

Şimdi Dışişleri Bakanlığı’nın bir de elbette ingilizce yayın yapan Twitter sayfası var orada yer alan aynı açıklamanın ingilizcesi. Yani Türkiye’deki yabancı Büyükelçilikler, yabancı gazeteciler, yurtdışındaki muhatapları görsün, anlasın diye paylaşılan ve elbette AB’nin okuyup, değerlendireceği açıklamada sıra: Ama o dün vardı bugün yok. Niye çünkü sildiler. Ama biz görmüştük. Dikkatli gözler. Deneyimli gazeteciler. O ingilizce açıklamanın son paragrafında, “AB’ye dürüst arabulucu” cümlesi kesinlikle ve kesinlikle yoktu.

Ve bugün 12 Aralık 2020 Cumartesi. Dışişleri update ederek ve o ilk açıklamada olmayan cümleyi ekleyerek bugün bir kez daha ingilizce açıklama paylaştı ve bu da son açıklama, gördüğünüz gibi oraya eklenmiş.

Ben konunun siyasi boyutuna girmeyeceğim. Niye AB dürüst arabulucu olunmaya çağrılıyor buna ilişkin görüşlerimi söylemeyeceğim, ben konunun ahlaki boyutuna değinmek istiyorum.

Biz görmesek, bilmesek, anlamasak o açıklama o şekliyle yapılıp, kalacaktı ama gördük. Belki de bilemiyorum, ben bir Türk gazeteci olarak ingilizce açıklamaları okumuyorum, check etmiyorum. Zaten Türkçe açıklama gelir gelmez onu hemen haber yapıyorum. Bildiğim kadarıyla da ingilizce açıklamalar çok sonra geliyor. Bazen açıklama kısa ise Türkçe ve ingilizce birlikte yapılıyor, örneğin Bakan ziyareti gibi. Ama değilse ve daha önemli, gündemde bir konuysa, son anda yapıldıysa ingilizcesi çok sonra geliyor. Ben Türk gazeteci olarak ingilizce açıklamayı check etmek zorunda da değilim. Bilmiyorum belki daha önce de açıklamalar ingilizce ve Türkçe farklı yapıldı. Artık bir şüphe zihnimde dolaşmıyor değil.

Her neyse, vardı, yoktu, tekrar vardı. Niye oldu. Deli deli sorular akılda. Ama ne bir açıklama ne birşey. Biz yaptık oldu.

Artık alıştık Türkiye’de bu tür şeylere.

Hesap veren, açıklama yapma gereği duyan olmadığı için.

Bence saygısızlık, sözün özü…

error: Content is protected !!